do ve make fiilleri, ikisi de yapmak anlamına gelir, fakat kullanım alanları farklıdır. Bu farklılığın sınırları çok keskin hatlarla çizilemese de bize fikir verecek bir kural var. Do fiili genellikle somut bir nesnenin/şeyin oluşmadığı durumlarda kullanılır. Do fiilinin kullanıldığı alanlar daha çok eylem, aktivite, görev veya çalışma belirtir. Make fiili ise genellikle ürün üretimi, bina yapımı, her türlü yemeğin yapımı gibi somut şeyler yapıldığı durumlarda kullanılır. Fakat iş bu kadar kolay değil, genel ayırım bu şekilde olduğu halde özellikle make fiiliyle ilgili örnekleri gördüğünüzde kafanız karışabilir, en iyi yöntem bu kullanımları ezberlemek.
Do fiiliyle ilgili örnekler:
do a crossword (bulmaca çözmek), do the ironing (ütü yapmak), do the laundry (kurulama yapmak), do the washing (yıkama işlemini yapmak), do homework (ödev yapmak), do housework (ev işi yapmak), do the job (işi yapmak).
Dikkat edilirse do a crossword'u bulmaca çözmek olarak çevirdik, buradan do fiilinin çözmek anlamına geleceği sonucuna varmak yanlış olur. Her dilin kelime-fiil eşlemeleri kendine özeldir. Onları o dile özel mantık çerçevesinde anlamamız gerekir.
Make fiili ile ilgili örnekler:
make amends (iyileştirme yapmak - kanunda, vs.), make arrangements (ayarlama/plan yapmak), make believe (inandırmak), make a choice (seçim yapmak), make a comment (yorum yapmak), make a decision (karar vermek), make a difference (fark oluşturmak), make an effort (çaba harcamak), make an enquiry (soruşturma yapmak), make an excuse (mazeret beyan etmek), make a fool of yourself (kendini rezil etmek), make a fortune (servet yapmak), make friends (arkadaş edinmek), make a fuss (sorun çıkarmak / yaygara koparmak), make a journey (seyahat etmek), make a mess (berbat etmek), make a mistake (hata yapmak), make money (para kazanmak), make a move (hareket etmek / harekete geçmek), make a noise (gürültü yapmak), make a phone call (telefon görüşmesi yapmak), make a plan (plan yapmak), make a profit (kazanç sağlamak), make a promise (söz vermek), make a sound (ses çıkarmak), make a speech (konuşma yapmak), make a suggestion (öneride bulunmak), make a visit (ziyaret etmek), make a bed (yatağı hazırlamak)
Merak etmeyin, eğer ingilizceyi bol bol dinliyor ve okuyorsanız bir yerden sonra tüm bu kullanımları ezberlemeniz gerekmeyecek, yine de fikir olsun diye okumakta ve pratik yapmakta fayda var.